Yat turizmi ve denize ilk açılış için dünyanın en iyi bölgesi olan Göcek son yıllarda doğa tutkunları ve uluslar arası yatçılar için gittikçe önem kazanan bir mekana dönüşmüştür. Son 15 yılda hızla gelişen Göcek, 1500 yat kapasiteli bir limanın da hizmete girmesi ile deniz tutkunlarının vazgeçemediği bir yat merkezi haline gelmiştir. Yeşil ve mavinin tüm tonlarının buluştuğu görülmeye, yaşanmaya ve o tertemiz havasıyla teneffüs edilmeye değer, etrafı adacıklar ve eşsiz koylarla çevrili doğa harikası bir mekan. Doğanın dokusunun bozulmasına izin vermeyen türkiye’nin en nadide manzaraları ve doğasına sahip Göcek, huzuru ve eşsiz bir yaşam tarzını yakalamak isteyenlerin vazgeçilmez hedefi haline gelmiştir. Siz de hayallerinizdeki yaşamı yakalamak için Göcek Vineyard’ı seçin

Fethiye körfezinde Göcekin çevresinde sıralanan koylar ve adalar mavi yolculara zevkli bir doğa ve tarih yolculuğu sunuyor. Üzerinde geçmiş dönemlerin kalıntılarını taşıyan bu adalar ve koylar, sanatçıların da ilham kaynağı… ressam ve şair Bedri Rahmi Eyüboğlu’nun bir balığın resmini çizdiği kayanın bulunduğu taşyaka koyu, manastır koyundaki kraliçe Kleopatra’ya ithaf edilen Batık Hamam, Tersane adasının yaz ve kış limanları, Kapı-Göbün koyu, Sarsala, Boynuzbükü, Yassıca adaları, Göcek adası ve diğerleri... hepsi görülmeye değer güzellikler
Göcek ve çevresi antik dönemlerde Daidalos olarak adlandırılmış. Bu ismi mitolojide ilk uçan insan Ikarus'un yaratıcısı mimar Daidalos'dan aldığına inanılıyor. Strabo'nun ve heredot'un tarihlerinde Daidalos'un likya'nın bir liman kenti olduğundan söz ediliyor. Ne yazık ki, antik dönemlerdeki depremler sonucunda tamamen yıkılan bu kentten günümüze kalan pek bir şey yok. Göcek'in 5 kilometre güneyindeki inlice köyünün girişindeki tapınak tipli bir kaya mezarı, kentin ulaştığı sınırlar konusunda bir fikir veriyor. Ancak yaşamın sürekliliği içinde değişmeyen tek şey, Göcek'in geçmişte olduğu gibi bu gün de bölgenin en güzel, en korunaklı limanı olduğu.